Bir tek Nobel'i eksik(ti)
İletken plastik malzeme yani ‘elektrokromik polimer’de yeşil rengi elde ederek, Batılı bilim adamlarının cesaret edemediği bir çalışmaya imza atan Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Gürsel Sönmez, dekorasyondan askeri kamuflaja, katlanabilir ekrandan ısıya göre renk değiştirebilen akıllı camlara kadar birçok yeniliğin önünü açtı.
Türk biliminin üçünçü dünya ülkelerinden bile geri kaldığının tartışıldığı bir dönemde, Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gürsel Sönmez çalışmalarıyla, ‘istendiği taktirde’ nelerin yapılabileceğini gösterdi. Onlarca üniversitenin birçok fakültesi (bunlar arasında özel üniversiteler de var) uluslararası yayınlarda ‘sıfır’ çekerken, Sönmez birçok saygın bilimsel dergiye kapak olan çalışmalarına son olarak “iletken plastik malzemeler” olarak da bilinen elektrokromik polimerlerde yeşil rengin keşfini de ekledi. Sönmez’in, ‘Chemical Communications’ın Kasım sayısına kapak olan bilimsel çalışması/buluşu birçok alanda çığır açacak nitelikte.
Katlanabilir ekran, perdesiz evler
Basitçe anlatmaya çalıştığımız bu buluşun kullanım alanları, başka bir açıdan önemi kısaca anlatılacak kadar önemsiz değil. Çünkü, Sönmez’in buluşu gelecekte elektronik göstergelerden tıbba, bilgisayar ekranlarından dekorasyona, askeri malzeme yapımından enerji depolamaya kadar birçok alanda kullanılabilecek. Örneğin bu buluşla binlerce rengi yansıtma özelliği kazanan elektrokromik polimerler sayesinde, katlanabilir bilgisayar ekranın yapılması mümkün olabilecek. Ya da işyerlerinde ve evlerde küçük voltaj değişiklikliği ile camların rengi ısı-gece-gündüz durumuna göre karartılıp açılabilecek.
Renkten renge giren duvarlar
Gürsel Sönmez’in buluşu dekorasyon ve kamuflaj alanında da kullanılabilecek özellikler taşıyor. Duvarları elektrokromik polimerler ile kaplanan odanın veya herhangi bir mobilyanın rengini küçük voltaj değişiklikleri ile istenilen renge ayarlamak mümkün olacak. Buluş elektrokromik polimerle kaplanmış askeri uçak, tank ya da giysi gibi malzemelerin, ortama göre renklerinin değiştirilebilmesinin yani ileri bir kamuflaj teknolojisinin de önünü açıyor.
Meslektaşlarım önce bana güldü
Elektrokromik polimer ne demek? Elektrokromik polimerlerde yeşil rengi bulmanız nasıl oldu?
Elektrokromik polimer, temelde elektrik akımıyla renk değiştiren iletken plastik malzemeler anlamına geliyor. Daha önce kırmızı ve mavi renk keşfedilmişti. Ben de yeşili keşfettim. Elektrokromik polimerde daha önce kırmızı ve mavi rengi yansıtan çok sayıda polimer vardı ve yeşil renk yoktu. Mavi ve kırmızının absorbe edilmesi gerekiyordu ki yeşil renk görünsün. Yeşilin iki farklı grupta bulunması ve yansıtılması gerekliydi. 2004 yılı başlarında yeşili sentezledik. Böylece 3 ana renk tamamlanmış oldu. Artık küçük voltaj değişimleriyle binlerce renk elde etmek mümkün olacak.
Peki renk değişimi nasıl gerçekleşiyor. Biraz anlatır mısınız?
Tek yapılması gereken değişik voltajın uygulanması. Böylece tek bir polimerden, tek bir rengin 70 ayrı rengini elde edebiliyorsunuz. Daha sonra 4 bin 900 renk elde edebiliyorsunuz. 3 renkten ise yaklaşık 15 bin renk elde edebiliyorsunuz.
Yeşil renk şimdiye kadar neden bulunmadı?
Ben yeşil rengi bulmak üzere çalıştığımı söylediğimde yurt dışındaki bilim adamları bana güldüler. Çünkü mavi ve kırmızı renkte tek absorbe gerekirken, yeşilin iki yerde absorbe edilmesi zorluğu nedeniyle kimse bu işle ilgilenmiyordu. İnsanlara zor geliyordu. Üstelik bunun gerçekleşmeyeceğini sanıyorlardı. Ama başardım.
Tasarruf sağlayan akıllı camlar
Elektrokromik polimerin kullanım alanı nereler?
Herşeyden önce akıllı camlar üretilebilir. Yani gelen ışığa göre camların rengi değişir. İsteğe göre içeri giren güneş ışığının miktarı ayarlanabilir. Bu da yüzde 50’lere varan bir enerji tasarrufu anlamına gelir. Çünkü ışığın ve ısının miktarına göre klima kullanırız. Elektrokromik polimer sayesinde, perde kullanmak zorunda kalmazsınız. Bu da otel ve büyük iş yerlerinde perde maliyetini ve yangın riskini ortadan kaldırır. Elektrokromik polimer ile kaplanan duvar ve mobilyalarda uygulayacağınız küçük voltaj değişiklikleriyle 4 bin 900 ayrı renk elde edebilirsiniz. Yani duvar ve eşyalar renkten renge girebilir. Bu teknoloji şu andaki hali ile reklam panolarında ve saniyenin onda birinin üzerindeki bir süre renk değişimine ihtiyaç duyulan bütün göstergelerde kullanılabilir. Dikiz aynalarının kararıp açılması ile gece görüşlerinde arkadaki arabanın farlarının sizi rahatsız etmesini engelleyebilirsiniz.
 |
“Elektrokromik polimerlerde yeşil rengi bulmak için çalıştığımı söylediğimde yurt dışındaki bilim adamları bana güldüler. Çünkü mavi ve kırmızı renkte tek absorbe gerekirken, yeşilin iki yerde absorbe edilmesi zorluğu nedeniyle bunun yapılamayacağını sanıyorlardı.” |
Enerji depolamayı yüz kat artırabiliriz
Elektronik uygulamaların dışında başka hangi alanlarda tasarruf sağlanabilir?
Elektrokromik polimerler, enerji depolama amaçlı olarak ‘süperkapasitörler’de kullanılabilir. Süperkapasitörler, enerjiyi çok hızlı olarak depolayan ve boşaltabilen aygıtlardır. Günümüzde özellikle geleceğin araçları olarak gösterilen ve Amerika’da yaygın olan hibrit arabalarda kullanılan bu teknoloji, yakıt tüketimini yüzde 30 veya 50 oranında azaltabiliyor. Bu malzemelerin süperkapasitörlerde kullanımı, süperkapasitörün enerji depolama kapasitesini 100 kattan daha fazla artırabiliyor. Bu özellikle askeri uygulamalar için çok önemli.
Bu konuda bir çalışmanız olacak mı?
Hibrit arabalar ile ilgili projemiz var. Hibrit arabalarda araç giderken kullanılan enerjiden artan enerji bir pili dolduruyor. Benzin tükendiği zaman, ya da tükenmesine yakın, aracın benzinli bölümü devre dışı kalıyor ve pile depolanan bu enerji kullanılmaya başlanıyor. Böylece enerjiden yüzde 40 ila 50 oranında tasarruf sağlıyorsunuz. Toyota’nın bu yılki hedefi, 1 milyon adet hibrit araba üretmek. Bizim hibrit araçlar ile ilgili projemiz kabul edildi. Biz, çalışmamız ile tasarrufu 100 kat daha yukarı çekeceğiz.
Uluslararası firmalar peşinde ama Türkiye’den ses yok
Uluslararası firmalardan teklif aldınız mı?
Amerika ve Avrupa’daki büyük şirketler her zaman benimle çalışmak istiyor. HP, Conica, Minolta gibi birçok şirket ve TV üreten firmalar, yeşil rengin tamamlanmasının ardından bu yeni gelişmeye uyum çalışmalarına başladı. Ama ülkemizde bu kadar destek yok. Biz teknolojiye ve bilime yatırım yapmıyoruz. Daha çok teknoloji satın alıyoruz. Gelişmiş ülkeler ise bize her zaman eskiyen teknolojilerini satıyor. Biz, yatırım yaptığımız teknolojinin anında kâr getirmesini istiyoruz. Teknolojiye yapılan yatırım en erken 3 yılda hatta 5 yılda kâr getirir. Ama bizim insanımız her zaman sabırsız.
Çalışmalarınız Türkiye’de de ilgi görüyor mu? Askeri alanda kullanılabilcek bir teknoloji diyorsunuz, buna ordu ilgi gösterdi mi?
Ben zaten çalışmalarım için mensubu olduğum üniversiteden destek alıyorum. Ama büyük şirketlerden ve ordudan yeteri kadar destek görmüyorum. Özellikle Amerika’da bulunduğum yıllarda yaptığım çalışmalarımın tümünü Amerikan hava, kara ve deniz kuvvetleri finansal anlamda destekledi. Amerika ve İsrail gibi ülkelerin ordularında, bilim adamlarının olduğu, araştırma geliştirme merkezleri var. Onlar ordu için çalışıyorlar. Bu mühendislere her türlü destek sağlanıyor. Ama bizim ülkemizde var mı bilmiyorum. Ordudan bana kimse gelmedi şimdiye kadar. Bu çok büyük bir eksiklik.
Röportajın tamamı Eğitimbilim’in Ocak-Şubat sayısında...
|