|
‘Zihniyet değişimi şart!’
Kapkaççıların ve hırsızların, suçüstü yakalandıklarında görüntü alan medya mensuplarına gülerek söyledikleri "eğitim şart abi" lafı bir aralar moda olmuştu. İlk bakışta suçluların içinde bulundukları durumla dalga geçmek ya da pişkinliklerini dışa vurmak için söyledikleri bu söz, insanlar arasında da bir özdeyiş gibi yayıldı; medyada da sık sık vurgu unsuru ya da haber başlıkları olarak kullanıldı. xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Peki bu kanıksamanın nedeni neydi?
‘Eğitim şart abi’, aslında siyasilerin, yöneticilerin, ‘değişim, gelişim, refah’ kelimeleri etrafında şekillenen vaatlerinin bir türlü gerçekleşmemesine halkın bakışını özetliyordu aslında. Bir bakıma bu söz, insanların anlamadığı, bu kadar da olmaz dediği olumsuz her gelişmenin ya da durumun nedenini açıklayan sihirli değnek olmuştu.
Son aylarda da ‘eğitim şart abi’ye benzer bir söz siyasiler, halk ve medya tarafında sık sık kullanılır oldu: Zihniyet değişimi şart.
Bu kez sözün kaynağı kapkaççılar değil, yöneticiler. Hemen her alanda özellikle de eğitimde bürokratik direnişlerle karşılaşan iktidarın başbakanı, bakanları, milletvekilleri, Türkiye’nin refaha ve istikrara kavuşması için her fırsatta ‘zihniyet değişiminin şart olduğunu’ dile getiriyorlar. Tutuklanan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın’a destek çıkan YÖK Başkanı Erdoğan Teziç ve rektörlere tepki gösteren Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Başbakan Tayyip Erdoğan ve birçok iktidar partisi milletvekili hep zihniyet değişiminin demokrasinin işlemesi için şart olduğunu vurguladılar ya da söz konusu olayı Türkiye’nin yaşadığı zihniyet değişimine direnme olarak yorumladılar. Sadece demokrasi, hukuk, eğitim gibi konularda değil, toplumsal tepkilere neden olan skandallar bile zihniyet değişiminin gerekliliğine örnek gösterildi. Mesela Devlet Bakan Nimet Çubukçu, Malatya Çocuk Yuvası’ndaki şiddet skandalının bir daha yaşanmaması için zihniyet değişimi gerektiğini söyledi. Özelleştirme, YÖK ve başörtüsü sorunu gibi daha birçok konuda hükümetten yetkililerin açıklamalarında mutlaka "zihniyet değişimi" ifadesi bir şekilde yerini aldı. AB üyeliği sürecinde, dünyada söz sahibi olmak isteyen bir Türkiye’nin zihniyet değişimi yaşaması ve bunun gerekli olduğu elbette inkar edilemez. Bunu gerçekleştirecek olan da iktidar olacak. Ancak, özellikle de birbiriyle sıkı sıkıya bağlantılı olan YÖK, meslek liseleri, başörtüsü gibi eğitim sistemiyle ilgili sorunların çözümünün yani "zihniyet değişimi"nin halkın nazarında "eğitim şart abi" gibi bir özdeyişe dönüşmeden gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bekleyip göreceğiz…
Hayata hep bir fazla gülün…
Fuat Atik / fuatatik
|